RECEP ESE EFENDİ



| HACI HAFIZ RECEP ESE EFENDİ |
|
BÜYÜK İSLAM ALİMİ HACI HAFIZ RECEP ESE EFENDİ(HACI BABA) :
Sanırım 15 yıl kadar önceydi. Biz de her akşam olduğu gibi hararetli bir tartışmaya girmiştik. Hacettepe Üniversitesi mezunu bir arkadaşımız yakında askere gidecekti. Ancak o aralar pek bir revaçta olan “radikal” söylemlerin etkisinde kalmış ve düzenin muhafazakar ve inançlı insanları ezdiğinden bahisle ısrarla “bu devlete askerlik yapılmaz, ben gitmemek için elimden geleni yapacağım” deyip duruyordu. Her ne söylediysek, ne anlattıysak bir türlü ikna edemedik. Tartışmak yersizdi ve kırıcı olmaya da başlamıştık. Dedim ki; “Boş yere tartışmayalım. Bir neticeye varamayacağız. Bu konuyu gidip Hacı Baba’ ya soralım.” Sonra askere gitmek istemeyen arkadaşa dönüp “O’ nun vereceği cevap seni tatmin eder mi?” diye sordum. Evet cevabını alınca da, bizim Sedat’ ın emektar arabasına beş kişi doluşup Tosya yoluna düştük. Tosya’ ya vardığımızda Hacı Baba’ nın dükkanının kapalı olduğunu görünce üzüldük ve ümitsizliğe kapıldık. Kendisinin Hac ziyaretinden yeni döndüğünü ve birazda rahatsız olduğunu işitmiştik aslında. Biz dükkanın orada bakınırken yaşlıca bir dede gördü bizi. Ve biz daha bir şey söylemeden “Recep Efendi’ yi arıyorsanız size evini tarif edeyim. Ama sakın ola ki bir yerden tarif alarak gittiğinizi söylemeyin” diye tembihledi. Az sonra Hacı Baba’ nın evinin kapısında idik. Hepimiz heyecanlı idik ve hiç konuşmuyorduk. Cesaretimizi toplayıp kapıyı çaldık. Bizi güler yüzle karşıladılar ve büyükçe bir odaya aldılar. Az sonra Hacı Baba olanca heybetiyle odaya geldi. Hepimize teker teker ismimizi, ailelerimizi sordu. Ve sonrada her birimiz için için ayrı ayrı dualar etti. Evi nasıl bulduğumuzu da sordu ama hem heyecandan hem de çarşıda gördüğümüz ihtiyar dedenin ısrarlı tembihinden olsa gerek, kimse tek kelime etmedi. Biz başımızı önümüze eğmiş sadece yere bakıyorduk. Hiç kimse soru soracak cesareti kendinde bulamıyordu. Değil soru sormak Hacı Babanın yüzüne dahi bakamıyorduk. O dualar ederek, hal hatır sorarak bizi rahatlatmaya çalışsa da, bizden hiç ses çıkmıyordu. Nihayet “gençler soracağınız bir şey varsa çekinmeyin” diyerek söze girdi. Bizden yine ses çıkmayınca da: “Bu aralar özellikle üniversite çevrelerinde alıcı bulan tuhaf tuhaf sözler var. Devlet kafir diyorlar, bu devlete askerlik yapılmaz, vergi verilmez, devletin yaptırdığı camilerde, devletin imamlarının ardında namaz kılınmaz diyorlar. Gençler sakın ola ki böyle şeylere itibar etmeyin. Şimdi sınırda nöbet tutan askerlerimiz olmasa biz burada huzur içinde ibadet yapabilir miyiz. Sınırda nöbet tutan askerin görevi kutsaldır ve ibadet hükmündedir.” deyiverdi. Donup kalmıştık. Hiçbirimizin sormaya cesaret edemediği o sorunun cevabını o mübarek insan bir çırpıda üstelik en güzel şekilde özetleyivermişti. Hem de içimizde en küçük bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde. Hepimizin üzerinden büyük bir yük kalkmıştı adeta. Bize küçük metal fincanlar içerisinde hurma ve zemzem ikram edip, yine dualarla uğurladılar. Bugün babam arayıp da “Oğlum Hacı Baba Hakka yürüdü” deyince, zihnimden bir film şeridi gibi geçiverdi bu düşünceler. O çevrede bilinen adıyla Hacı Baba, asıl adıyla Recep ESE Hoca Efendi, ilerlemiş yaşına rağmen Kur’ an hizmetine devam ediyordu. Uzun zamandır muzdarip olduğu şeker hastalığı yüzünden 3 Ocak Perşembe günü ilahi davete icabet etti. Cenaze törenine yaklaşık on bin kişi katıldı. Recep Ese Hoca Efendi'nin vefatı ilçede ve komşu ilçelerde büyük üzüntüye sebep oldu. Sevenlerinin, cenazesine akın ettiği Recep Ese Hoca Efendi, Türkiye ve dünyanın değişik ülkelerinde yetiştirdiği talebeleri, ihtiyaç sahibi fakir, hasta ve yoksullara yardım etmesi ile tanınıyordu.
Sevenlerine ve Milletimize başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin. Yazan: YamanTürk (Kısaltılmış alıntıdır)
HACI HAFIZ RECEP EFENDİNİN KISACA HAYATI: =================================== Hacı Hafız Recep efendi 1934 yılında Tosyada Dünyaya gelmiş olup babası semercillik mesleğini icra ederdi.Kendisi İmam Hatip mezun olup 1960 larda köyümüze Kadrolu ilk imam olarak atandı, çocukları Abdullah ve Sait Ese köyümüzde büyüdüler. 16 Yıl köyümüzde görev yaptı. Rahmetli eşi Tevhide Hanım sağlık konusunda köyümüz kadınlarına çok büyük faydalları oldu. Görevi sırasında Recep Efendi hazretleri köylülerimize,yaşılarımıza gençlerimize dini bilgiler verdi,hafızlar yetiştirdi.Köyümüzde İmamlığı sırasında uzun yıllar Ilgazdaki i Hacı Hafız Ahmet Efendi Hazretlerinden dersler aldı. Hacı Hafız Ahmet Efendinin 1975 yılında vefatından bir süre sonra imamlık görevinden ayrılarak memleketi Tosyaya yerleşti.Uzun yılar gerek Ilgaz ve Tosya halkına Dini İlim ve İrfanıyla büyük faydaları oldu. Uzun süredir Tedavi gördüğü Diabet rahatsızlığı sonucu 74 yaşında vefatında 3 Ocak 2008 Tarihinde çevre il ve ilçelerden,yurt içinden hatta yurt dışından binlerce kişinin katılımıyla Ulu Cami de kılınan cennaze namazı sonrası Tosya Asri mezarlığına defnedildi.Allah rahmet eylesin. |
| ANASAYFA |
| HARİTA |
| KÖYÜMÜZ HAKKINDA |
| KALE HANI HİKAYESİ |
| KALE KÖYÜ TARİHİ |
| KÖYÜMÜZ ŞEHİTLERİ |
| KÖYÜMÜZ GAZİLERİ |
| KÖYÜMÜZDEKİ SÜLALELER |
| NÜFUS DAĞILIMI |
| DÜŞMAN YOLLARI KESTİ |
| KÖYÜMÜZ VİDEOLARI |
| RECEP ESE EFENDİ |
| ILGAZ KAYMAKAMLIĞI |
| KÖY DERNEĞİ SİTESİ |
| SAĞLIK MEMURLARI |
| YILLAR BOYU TARİH |
| ILGAZLILAR |
| YİTİK SEVDALAR |
| ILGAZ DERNEKLER BİRLİĞİ İST. |
| YEŞİL ILGAZ |
| ILGAZ GEZGİNİ |
| ÇANKIRI DERNEKLER FED. ANKARA |
| İKİ DAMLA |